Selçuk Ernak: „Mücadele Etmeyen Oyuncuya Alerjimiz Var“

23/Mai/18 16:48 Mai 23, 2018

Mehmet Bahadır Akgün

23/Mai/18 16:48

Eurohoops.net

Sakarya BB’yi önce Basketbol Süper Ligi’ne sonra da play-off’lara taşıyan koç Selçuk Ernak, Eurohoops’a özel bir röportaj verdi

By Utkan Şahin / info@eurohoops.net

Sakarya Büyükşehir Belediye, yeni çıktığı Tahincioğlu Süper Ligi’nde bu sezon oldukça başarılı bir sezon geçirdi. Ligdeki ilk sezonunda Galatasaray ve Pınar Karşıyaka gibi takımları geride bırakan Sakarya’da başarının en büyük mimarlarından biri de kuşkusuz koç Selçuk Ernak.

Geçtiğimiz sezonun ortasında Basketbol 1. Ligi’ndeki Sakarya BB’nin başına geçen Ernak, takımı önce zorlu bir play-off serüveninin ardından Süper Lig’e taşıdı. Bunla yetinmeyen Ernak, kurduğu kadro ve yapıyla takımını ilk sezonunda play-off’a ve Avrupa kupalarına taşıdı.

Sakarya BB’nin başarılı koçu Selçuk Ernak, şu sıralar play-off’taki rakibi Fenerbahçe Doğuş‚u düşünedursun, ekibimiz Ernak’la eğlenceli ve ayrıntılı bir röportaj gerçekleştirdi.

– Açık konuşmam gerekirse, sezon başında güç sıralamasında ben sizi 10. sıraya yazmıştım ama siz neredeyse bütün sezonu playoff potasında geçirdiniz. Hatta Akatlar’da oynanan Beşiktaş maçı sonrası yaşanılan sakatlık ve maddi problemleri olmasa çok daha yukarıdan playoff’a girebilirdiniz.  

  • Sen yine iyi yazmışsın, bazıları bizi sezon başında bizi üç düşme adayından biri olarak görüyorlardı. 5 oyuncudan yaklaşık 1,5 ay faydalanamadık. O dönemde üst üste maçlar kaybettik. Sahaya çıkacak oyuncu bulmakta zorlandık. Bizim gibi takımlarda en belirgin şey, ana yükü taşıyan oyunculardan birine bir şey olunca ikamesi olmuyor. Onun sıkıntısını çektik. Yoksa bizim takımın ilk 5 potansiyeli varmış. Bizim öyle bir hayalimiz yoktu ama geldiğimiz noktada İstanbul’daki Beşiktaş maçındaki formu korusak daha yukarıda bitirebilirmişiz.

– Sizin sezon başında kurduğunuz takımlara baktığınız zaman, daha farklı bir şey yaptığınızı görüyoruz. Genellikle bütçesi düşük olan ya da lige yeni yükselen takımlar. İki tane oyunu domine edecek kısayı takıma getiriyor ve her şeyi onun etrafına kuruyor. Fakat siz, bunun aksine yaptığınız. Genç ve potansiyelli bir kadro kurdunuz. Bu büyük bir riskti ama geldiğimiz noktada riskten başarıyla çıktığınızı görüyoruz. Siz ne düşünüyorsunuz?

  • Benim koçluğa başladığımdan beri öğrendiğim en önemli şey şu… Her takımın zor günleri oluyor, o günlerde takımın nasıl ayakta kalabileceğini düşünüyorum. Çıkış noktam hep bu. Bunu da hep ikiye ayırıyorum; Düzgün karakterli, hırslı, oyunu çıkışta olan oyuncular alıyorum etrafıma. Bir de yine bu özelliklere sahip bir Türk oyuncu mutlaka olsun istiyorum. Burada da yaptığımız hesaplar güzel yürüdü. Yüremeyebilirdi, haklısınız. Yaklaşık 10 yıldır aynı ekiple çalışıyorum. Dersini çok iyi çalışan, bilgili bir ekip bu. Bizim çalışmamız artık bir makine düzeninde ve bu da benim işimi çok kolaylaştırıyor. Lige çıktığımızda ne yapacağımız, bütçemiz, hiçbir şeyimiz belli değilken, ki o dönemde hepimiz birden milli takımlarda görev alıyorduk. Biz o kargaşanın içinde bu takımı kurduk. En kritik hamle, Metecan Birsen’e güvenip o pozisyonda yabancı hakkımızı kullanmamak oldu. Metecan’ın kariyerini getirdiği nokta ve geçmeye çalıştığı eşik açısından bize yardımcı oldu bu konu. Kontratı devam eden iki oyuncumuz vardı. Onlarla alakalı bizim çok fazla tasarrufumuz olmadı çünkü kontratları devam ediyordu ama kulübe çok emekleri olduğu, kulübün lige yükselmesine yardımcı olmaları ve kulübün durumunu yenilere anlatabileceklerini düşündüğümüz için onlardan da o manada yararlanmaya çalıştık.

– Her zamanda takıma abilik yapacak birisini kadroda tuttunuz. Kerem Gönlüm’ün ayrılışı sonrasında Dudley ile anlaştınız ve saha dışından gördüğümüz kadarıyla Dudley’ın diğer oyunculara adete bir koçmuş gibi uyarıları oluyor. 

  • Ervin Dudley’e geldiğinde hem saha içerisinde hem de saha dışında Kerem Gönlüm’ün rolünü üstleneceğini anlattım. O da benim tanıdığım en kaliteli sporculardan biri. Bize her anlamda yardımcı oldu. Nathan Boothe ile ilgili insanların İtalya’da fikri oldu ancak ben onu almayı bir sene önce Portsmouth’ta kafaya koymuştum. Fakat o sezonun sonunda ben Banvit ile anlaşamayınca ve bir sezon takım çalıştırmayınca Boothe’yı getirme şansım olmamıştı.

– Boothe’yi ben hem kolejde hem de İtalya’da izlemiştim. Evet, bazı şeyleri yapabilen bir oyuncuydu ama hücumdaki bu kadar yukarıya çıkacağını asla düşünmemiştim. Fakat siz onda daha fazlasını görmeyi başardınız. Bu nasıl oldu?

  • Boothe’un şu ana kadar burada yaptıkları, potansiyelinin yarısı. Müthiş bir kapasitesi var. Henüz kendisinin farkında değil. Henüz Avrupa’da ikinci yılını oynuyor ve 1994 doğumlu. Kendisini bulma yaşında. Yaklaşık üç sene sonra kendini bulma eşiğini yakalayacaktır diye düşünüyorum ama aynı zamanda çok çalışkan bir grup var. Bir kültür oturtmaya çalışıyoruz. Kondisyonerimizden başlayarak. İzin günü verdiğimiz zaman 10-11 oyuncu burada oluyor. Kimi çalışıyor, kimi koçlarla kayıt izliyor, kimi tedavi oluyor. İzin verdiğimizde insanlar uzaklaşmıyor. Yeni salonu yaşanılacak bir yer yapmaya çalışıyoruz. Bu kültüre sahip olmayan yerel çalışanlara da aynı kültürü aşılamaya çalışıyoruz. Ofis çalışanları, „Koç şu saatte geliyor, oyuncular şu saatte geliyor, benim olmam olmaz“ diyor. Oyuncular ve koç orada olunca herkes birbirini o sarmala çekiyor. Bence bu da oyuncuların potansiyelini yakalama konusunda yardımcı oldu.